TÜRKIYE

Actualité en Turquie
 
AccueilCalendrierGalerieFAQRechercherS'enregistrerMembresGroupesConnexion

Partagez | 
 

 Ordu 52

Voir le sujet précédent Voir le sujet suivant Aller en bas 
AuteurMessage
YELIZ
Admin
avatar

Nombre de messages : 269
Date d'inscription : 07/03/2007

MessageSujet: Ordu 52   Dim 17 Juin - 7:22


ORDUNUN TARIHI ÖZELLIKLERI

Orta Karadeniz bölgesinin küçük fakat şirin şehirlerinden birisi olan Ordu şehri, Karadeniz’in mavisi ile Boztepe’nin yeşilinin kucaklaştığı şerit üzerinde yer yer yükselen taflanları, kırmızı çiçekli zakkumları, servileri ve seyrek zeytin ağaçları ile âdetâ Akdeniz alemini hatırlatan bir görünüme ve dokuya sahiptir.

Karadeniz sahillerinin tarihi ile ilgili M.Ö.VII. yüzyıla kadar fazla bir bilgi yoktur. Ancak, M.Ö. 12-11. Yüzyıllarda Fenikelilerin Doğu Karadeniz’e geldikleri, sahil kentlerinde Pazar yerleri kurdukları bilinmektedir. Bu yüzyıllarda Anadolu’ya egemen olan Hititlerin Doğu Karadeniz sahil kesimiyle ne ölçüde ilgilendikleri de henüz açıklık kazanmış değildir.

M.Ö. VII. Yüzyılda kolanizasyon hareketine girişen Miletosluların, Kimmer ve İskit istilalarının sona ermesinden sonra Doğu Karadeniz sahillerine geldikleri, Sinop kentini(M.Ö.562) kurdukları, M.Ö. VI. Yüzyılın başlarına doğru da bu günkü Ordu kenti yakınındaki Cotyara(Kotyora) yerleşim yerini kurdukları bilinmektedir. Bu arada Amisas (Samsun), Oneo (Ünye), Kerasus(Giresun) sahil kentleri de yine Miletoslu’lar tarafından küçük ticaret merkezi olarak kurulmuşlardır.

Miletoslular ile birlikte yöreye İyoa kültürünün geldiği, Grek dilinin bölgede yaygınlaştığı bilinmektedir. Bununla beraber M.Ö. son yüzyıllarda bölgede Pont Krallığı ile Pers Krallığının birlikte egemenlik izlerinin bulunduğu, insan isimlerinde İran kökenli isimlere rastlanmasından ve dini inançların göstergesi olan Ateşgede’lerden anlaşılmaktadır. Yerli halkın tapınma mahalli olarak kullanılan bu Asteşgede’ler yüksek tepe ve tepe yamaçlarında içerisinde ateşin hiç sönmediği taş kovuklardı.

Yason burnuna hakim, Perşembe sınırları içersinde kalan ve Fatsa açıklarından da görülebilen Sakarat Tepesi’ndeki Ateşgede’den tarihciler söz ederler.

Kolonilerin zenginleşmesi bu sahil sitelerini yabancı kavimlerin ele geçirmesi ihtimalini ortaya çıkardığından bu sitelerin surlarla çevrilmesi gereği ile karşılaşılmıştır. Doğu Karadeniz’in ceviz ve fındığı ile kirazının batıya bu dönemde götürülerek tanıtıldığı, yunus balıklarından elde olunan yağın aydınlanmada ve yemek yapımında kullanıldığı, Karadeniz balığından yapılan Pontus salamurasının Roma’da alıcı bulduğu, bu sitelere deniz yoluyla gelen malların İç Anadolu’ya Fatsa’dan, Kotyora’dan sevk edildiği tarihi araştırmalardan anlaşılmaktadır.

Ordu İlinin Fethi

OSMANLILAR DEVRİNDE ORDU

Bugünkü Ordu'nun ilk yerleşim yeri olan Kotyora'dan sonra ikinci yerleşim yeri, bugünkü Eskipazar mevkiidir. O zamanki adı "Canik-i Bayramlu" idi.

13. asrın sonları ile 14.asrın başlarında Selçuklu Devleti'nin yıkılmasıyla bu bölge, Bayram Oğlu Hacı Emir İbrahim adlı bir Türkmen Beyi tarafından kurulan Hacı Emiroğulları'nca idare edilmiştir.

Canik-i Bayramlu adı, İbrahim Bey'in babası Bayram Bey'e izafeten verilmiştir.

1398 yılında Samsun'un Osmanlılar tarafından zaptından sonra, Ordu'nun da içinde bulunduğu bütün Canik havzası I. Bayezid'in egemenliğine girmiştir. Bir taraftan, önce Osmanlı tabiyetini kabul etmiş olan Limnina (Terme-Çarşamba) bölgesi emiri Taceddin Oğulları ve diğer taraftan Giresun Fatihi Khalybia (Ordu) mıntıkası emiri Süleyman Bey, I. Bayezid'in bu yöredeki vekili makamında bulunan Amasya Valisi Şehzade Ahmet Çelebi'ye tabi olmuşlardır.

1427'lerde Ordu toprakları kesin olarak Osmanlı Devletine bağlanmıştır.

1455 tarihli Tahrir Defterlerinde ilk kez Ordu adına rastlanmakta olup şu şekilde geçer: "Bölük-i Niyabet-i Ordu"..

Bütün Karadeniz sahilinde olduğu gibi Ordu'da da hakim durumda bulunan Çepni boylarının gücünü kırmak için II. Mehmet onlara ait tımar ve zeameti kaldırmıştır. Ancak O'nun ölümünden sonra yerine geçen oğlu II. Beyazıd Çepnilerin bütün haklarını iade etmiştir.

Yavuz Sultan Selim devrinde(1512-1520) yapılan bir idari değişikle Trabzon, Samsun ve Ordu'nun bağlı olduğu Şebinkarahisar Livası birleştirilip Erzincan Vilayetine bağlanmıştır.

K. Sultan Süleyman devrinde ise (1520-1566) bu idari teşkilatlanmada bir değişiklik yapılmamıştır. 1547'de İskefsir (Reşadiye), Bayramlu ve Bazarsuyu olmak üzere tamamı yirmi nahiye olan üç kazaya ayrılmıştır.

16. yüzyılın sonları ile 17. yüz yılın başlarında başlayan Celali isyanları bütün Anadolu'yu olduğu gibi Ordu yöresini de kasıp kavurmuştur. Osmanlı Devletini oldukça uğraştıran bu isyanların Sivas ve Ordu civarındaki gücünü Sivas Beyler Beyi İlyas Paşa kırmıştır.

1613 tarihli Tahrir Defterine göre, Ordu 20 nahiyeden oluşan ve adı "Kaza-i Bayramlu" olan bir kaza merkeziydi. Bundan sonra, günümüze kadar değişik idari bölünmelere uğrayan bölgenin, Bulancak ve Bulancağ'ın doğu kısımları Giresun'a, Reşadiye İlçesi Tokat'a devredilmiştir. Geriye kalan bölgeler, Ordu ilinde kalmıştır.

Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin eserinde 17. asır ortalarında Ordu kazasına bağlı nahiyeler ile sınırları şöyle belirtilmiştir: "Kıyı şeridinde batıdan doğuya doğru gidilecek olursa, Canik-i Bayram Kazası'nın batıda tabii sınırını meydana getiren Bolaman Irmağı vadisinde " Bölük-i Niyabet-i Çamaş" (bugünkü Çamaş ilçesi) ile karşılaşıyor. Bundan sonra sırasıyla, "Bölük-i Niyabet-i Gerişi Bolaman" (Fatsa'nın bucağı), Vona yarımadası üzerindeki küçük vadiler üzerinde "Niyabet-i Satılmış" (Perşembe İlçesi), (bugünkü Ordu'da denize dökülen Civil Deresinin kollarının meydana getirdiği vadiler üzerinde kıyı şeridi içinde kalmak şartıyla) kuzeyden güneye doğru sırasıyla, "Niyabet-i Geriş-i Bucak" (Ordu Merkez Bucağa dahil), "Niyabet-i Geriş-i Şayiblü" (Ulubey'e bağlı köy) "Nahiye-i Niyabet-i Geriş-i İhtiyar" (Uzunisa), "Niyabet-i Geriş-i Sevdeşlü Nam-ı Diğer Ulubeğlü (Ulubey)" Melet suyu vadisinde yine kuzeyden güneye doğru Bölük-i Niyabet-i Ordu, Niyabet-i Fermude (Uzunisa), aynı vadinin güneyinde kıyı şeridi ve dağ ormanları şeridi sınırları üzerinde Bölük-i Geriş-i Alibeğce(Kabadüz İlçesi) yine kıyıdan doğuya doğru Turnasuyu, Abdal, Bazarsuyu vs.. vadilerinde Bölük-i Bedürlü (Ordu Merkez), Bölük-i Ebul Hayr Kethüda(Gülyalı İlçesi) Davud Kethüda ile Bölük-i Seydi Ali Kethüda (daha sonra Bozat nahiyasi) ve ayrıca Bölük-i Mustafa Kethüda (Giresun'un Bulancak İlçesi) yer almakta ve Canik-i Bayram Kazasının doğu sınırı olan Giresun önlerine kadar ulaşılmaktadır.

Bugünkü Ordu şehrinin Batılı gezgin Beauchamps'a göre 1780-1790 tarihlerinde kurulmuş olabileceği ileri sürülmektedir. Yine aynı kişiye göre 1834'lere doğru şehrin oldukça geliştiği belirtilir.

Türkler, Ordu yöresine yerleşmeleri ile birlikte kendi kültürel damgalarını vurmuşlardır. Nitekim yöredeki köy, yer, mahalle vb.. adlarına baktığımızda hemen hepsinin Türkçe olduğunu görürüz. Örnek olması için şu ismleri söyleyebiliriz: Oğuzlu, Çepni-lü, Döver, Eymür, Karkın, Sevdeş, Alayundlu...

Bölgenin sadece Çepni Türkleri tarafından Türkleştirildiği söyleniyorsa da, bu Türkleştirme hareketinin içinde daha başka bir çok Oğuz boylarının rol aldığı kaynaklarda yazılıdır.

1805 yılında Şebinkarahisar Sancağı Erzurum'dan alınarak Ordu, Gölköy ve Bucak kasabaları ile birlikte Trabzon'a bağlanmıştır.

1831'de ise Fatsa sınırlarından itibaren Ordu, Ulubey, Gölköy yöreleri tamamen Mesudiye ve Aybastı ilçeleri Erzurum eyaletine bağlı Şarkikarahisar livasına, Fatsa'nın iç ve batı kısımlarıyla Ünye, Canik (Samsun) livasına bağlanmıştır.

1871'de yapılan bir idari değişiklikle, Ordu Kasabası merkez olmak üzere Vona (Perşembe) Bolaman, Aybastı, Gölköy,Ulubey nahiyeleriyle birlikte bir kaza oluşturulmuştur.

Ordu, 1920 ylına kadar bir kaza merkezi olarak Trabzon'a bağlıydı.

TBMM'nin 30 Kasım 1920 günlü bileşiminde Ordu kazasının başka kazalarla birleştirilerek bir sancak oluşturulması müzakere edilmiş; 23 Mart 1921'de müstakil bir sancak haline gelmiştir.

Kısa bir süre sonra Sancak ismi değiştirildiği için Ordu, vilayet olarak mülki taksimata dahil edilmiştir.

İsminin kökeni

Ordu şehrinde ilk yerleşme M.Ö.VIII. yüzyılında Niletli Kolonistlerce başlatılmıştır. Niletli Kolonistlerce Kotyora (Cotyora) ismi ile kurulan ilk şehrin yeri bugün bilinmemektedir. Helenistik, Roma, Bizanslıların hüküm sürdüğü Cotyora zamanla önemini ve canlılığını yitirmeye başlamıştır. Selçuklu Türkleri ( Danişmentliler, Hacı Emiroğulları gibi) Osmanlıların hakimiyeti altına geçen Ordu İli Cotyora’dan sonra 14. yüzyıl ortalarına doğru şehrin 4 km güneyinde bugünkü Eskipazar’da Bayramlı adıyla kuruldu.
Bayramlı kasabası 18. yüzyıl başlarında eski canlılığını kaybedince batıda bucak adıyla yeni bir ilçe merkezi doğdu. Bucak adı 1869- 1870’de ORDU adına çevrildi. Bu yeni ilçe merkezine Bolaman, Perşembe, Ulubey, Hansamana (Gölköy) ve Aybastı bucakları bağlı idi.
Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur http://www.ermenisorunu.gen.tr
YELIZ
Admin
avatar

Nombre de messages : 269
Date d'inscription : 07/03/2007

MessageSujet: Re: Ordu 52   Dim 17 Juin - 7:28

Ordu Nüfusu ve Sosyal Yaşam

Nüfus: 1990 nüfus sayımına göre toplam nüfûsu 830.105 olup, 336.820’si il ve ilçe merkezlerinde 493.285’i köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 6001 km2 ve nüfus yoğunluğu 138’dir.

Örf ve Âdetleri: Ordu ve çevresinde eski çağlardan bu yana birçok millet ve kültür hâkim olmuşsa da, 1071 Malazgirt Zaferinden sonra devamlı Türkmen boyları gelerek 12. asırda tamâmen Türkleşmiştir. Çepni Türkmenlerinin kurduğu Hacıemiroğlu Beyliği buraya hâkim olduğunda bölgenin çoğunluğunu Türkmenler teşkil ediyordu. 1877-1878 Türk-Rus Harbinden sonra Kırım ve Kafkasya’dan gelen kalabalık Türk topluluğu da bu bölgeye yerleşti. On ikinci asırdan bu yana Ordu ve çevresinde Türk-İslâm kültürü hâkim olmuştur.

Mahallî kıyâfet: Kadınlar başa çember veya yaşmak örterler. Gövdeye içlik denilen bulûz ve onun üstüne cepken, alta şalvar giyilir. Üzerinde peştemal bulunur. Erkekler başlarına “Kabalak” denilen bir başlık sararlar. Uzun kollu içlik ve üzerine avcı yeleği, bundan sonra da aba giyilir. Pantolonun yerini zıpka, ayakkabının yerini sapuk denilen yarım çizme alır. Abayı belden kemerle sararlar.

Halk oyunları: Halk müziği Karadeniz bölgesi ile İç Anadolu’nun kuzey kısmının özelliğini taşır. Mahallî halk oyunlarının cinsleri; Samak, horon, halay ve Kafkasya oyunlarıdır. Başlıca oyunları ise, horon, dik horon, düz hava, karşılama, mendil oyunu, millî horon, düz hava, karşılama, mendil oyunu, millî horon, boztepe horonu, sarı kız, sürümek, zamak ve kol oyunudur.

Mahallî yemekler: Hamsili pilav, karalahana çorbası, karalahana sarması ve Ünye pilâvı, hamsi tava, hamsi buğulaması, içli hamsi, pancar sarması, mısır çorbası, çerkez tavuğu, tirmit (mantar), yumurtalı sakarca ve yağlıdır.

Eğitim: Okur yazar nisbeti% 75 civarındadır. İlde 28 anaokulu, 1088 ilkokul, 108 ortaokul, 12 meslek ve teknik ortaokul, 19 lise, 23 meslekî ve teknik lise vardır (1993). Yüksek okul olarak sâdece Meslek Yüksek Okulu vardır.
Ordu ili karakucak güreşinde ve çeşitli spor dallarında şampiyonlar yetiştirmiştir.

Tarihi Eserler ve Turistik Mekanlar

Ordu tabiî güzellikleri, târihî eserleri, güzel kıyıları, içme ve kaplıcaları ile şirin bir ilimizdir.

İbrâhim Paşa Câmii: 1800 senesinde İbrâhim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Orta Câmi adıyla da bilinir. Düz çatılı olup mîmârî özelliği bulunmayan yapının orjinal mihrabı Selimiye Camiine taşınmıştır. Minâresi çift şerefelidir.

Hamîdiye Câmii: Kaymakam Cerdanzâde Mir Mehmed Ali Bey tarafından 1891’de yaptırılmıştır. Hükümet Câmii adıyla bilinir. Çifte minârelidir.

Yalı Câmii: Şehrin ilk kuruluş zamânında yapılan câminin yanması üzerine 1894’te Hacı Hasan Efendi tarafından yeniden yapılmıştır. Deniz kıyısında olup Azîziye Câmii olarak da bilinir.

Selimiye Câmii: 1926’da başlanan câmi ancak 1956’da ibâdete açılabilmiştir. Mihrabı Selçuklu bezeme sanatının bir örneğidir.

Eskipazar Harâbeleri: Eskipazar köyünde bulunan bir câmi ve iki hamam harâbeleri Hacı Emiroğulları Beyliğinden kalmıştır. Bölgedeki en eski Türk yapıları olan bu târihî eserler çok yıkık vaziyettedir. Bu köyün eski ismi Bayramlı Kasabasıdır.

Eski Eserler: Hoynat Kalesi; Perşembe ilçesindedir. Eski çağlara âittir. BolamanKalesi: Fatsa yakınındadır. Ünye Kalesi: Ünye’dedir. Tepe üzerindedir. Tepenin altından geçen suyoluna 400 basamak ile inilir. Kurtuluş Kalesi: Perşembe ilçesinde olup, sâdece temel taşları kalmıştır. Çıngırlı Kaya: Fatsa’ya 5 km mesâfede, Görevi Deresindeki tepe üzerindeki kale kalıntısıdır. Kevgürk Kalesi: Akkuş ilçesine 30 km mesâfededir. Ordu Eski Kapalı Cezâevi: Eski bir kilisedir. Bozukkale Harâbeleri: Türklerin fethinden önceki devirlere âit eserlerdir. Yason Harâbeleri: Yason burnundaki harâbeler, büyük bir şehrin kalıntılarıdır. Kız Kulesi: Fatsa’dadır. Manastır ve Şato Harâbeleri: Fatsa’nın Dumlupınar köyündedir. Süleyman Paşa sarayı Harâbeleri: Ünye’dedir.

Mesîre yerleri: Denizle ormanın birleştiği Ordu ilinin her tarafı mesire yeri özelliğindedir. Sâhilleri tabiî plaj özelliğindedir. Başlıca mesîre yerleri şunlardır:

Boztepe: İl merkezinin güneyinde yer alan Boztepe 450 m yüksekliktedir. Tepeden şehir tamâmen görülür. Manzarası çok güzel ve çam ağaçlarıyla kaplıdır.

İnönü Mağaraları: Fatsa ilçesinde yalçın ve dik kayaların eteğindedir.

Cambaşı Yaylası: İl merkezine 61 km uzaklıkta olup denizden 1850 m yükseklikte bir mesîre yeridir. Turistik tesisler vardır. Yaz aylarında çok güzel dinlenme yeridir.

Kaplıca ve içmeler: Ordu, şifâlı su kaynakları bakımından da hayli zengindir. Bir kısmında tesis yoktur. Başlıca kaplıcaları şunlardır.

Sarmaşık Kaplıcası: Fatsa ilçesine bağlı Bolaman köyündedir. Tesisleri vardır. Banyo ile romatizmal hastalıklar, içilmek sûretiyle de mîde, barsak ve böbrek hastalıklarına faydalıdır.
Şıhman İçmesi: Gölköy ilçesine bağlı Şıhman köyü yakınlarındadır. Tesisleri olmayan içme suyu mîde rahatsızlıklarına, idrar yolları ve böbrek hastalıklarına iyi gelir.

Coğrafi Yapı

Ordu il toprakları çok dağlıktır. Ovalarının miktarı sadece % 0,5’tir. % 83,5 dağlık ve % 16’sı platolardan meydana gelir.

Dağlar: En önemlileri Canik ve Karagöl Dağlarıdır. Canik Dağları Karadeniz’e ve güney sınırına paralel olarak uzanır. Karagöl Dağı ise Ordu-Giresun sınırında yer alır. Karagöl Dağı 3105 m, Göndeliç Tepesi 2789 m, Seyir Tepesi 2103 m yüksekliğe sâhiptir. CanikDağları üzerinde Gürgentepe Geçidiyle Haçbeli Geçidi bulunur. Bu geçitlerle Ordu Sivas’a bağlanır. Canik Dağlarından çıkan ve Karadeniz’e dökülen sular bâzı plato ve yaylalar meydana getirmişlerdir. Bâzı yerleri 2000 metreyi geçer. Yaylalar bitki örtüsü bakımından zengindir ve küçükbaş hayvancılığa müsâittirler.

Çambaşı, Keyf Alanı, Perşembe, Düzdağ, Yedigöz ve Güllüyazı başlıca yaylalarıdır.

Ovalar: Ordu ilinde geniş ova yoktur. Kıyıda ve akarsu boylarında bâzı düzlükler vardır. Bu düzlükler ise çok verimlidir.

Akarsular: Kıyı dağlardan çıkarak Karadeniz’e dökülen pekçok akarsu vardır. Bunların çoğu kısa ve düzensiz akışlı, yağış mevsiminde taşan akarsulardır. Büyük akarsuları ise 160 km uzunlukta Melek Çayı, 60 km uzunlukta Bülbül Deresi ile bunların arasında akan Çivil Deresidir. Bulaman Çayı, Turna Suyu, Akçay ve Elekçi Deresi ve daha birçok irili ufaklı akarsu vardır.

Göller: İl topraklarında büyük göl yoktur. Sâdece buzul göller vardır. Karagöl Dağının 3000 m yükseklikteki krater gölü, 15 km uzağındaki Ulugöl ve Fatsa yakınındaki Gaga Gölüdür.

İklim ve Bitki Örtüsü

İklim: Ordu ilinde tipik Karadeniz iklimi hüküm sürer. Kışlar ılık yazlar ise serin geçer. Sâhilden içeriye indikçe kara iklimi görülür. Canik Dağları kuzeyden gelen soğuk kuzey rüzgârlarına set olur. Bu rüzgarların getirdiği yağmur bulutlarının Ordu içinde yağmura dönmesinde rol oynar. Isı senede en fazla 10 gün O°C’nin altına düşer. Karın yerde kalma müddeti 10 günü geçmez. Senenin 150 günü yağışlı geçer.
Bitki örtüsü: Ordu il toprakları yaz ve kış yemyeşildir. Kıyılarının ılık ve bol yağışlı olması, bitki örtüsünün zengin olmasını temin etmektedir. Kıyı şeridi 1500 m yüksekliğe kadar meyve ağaçları, ormanlar ve fundalıklarla kaplıdır. Ordunun Karadeniz kıyısında Akdeniz bitkilerine rastlanır. Geniş fındık bahçeleri yanında incir, mandalina, portakal ve limon gibi meyvelerle mersin ve defne ağaçları oldukça çoktur.






Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur http://www.ermenisorunu.gen.tr
 
Ordu 52
Voir le sujet précédent Voir le sujet suivant Revenir en haut 
Page 1 sur 1
 Sujets similaires
-
» L'or du peuple du bout du monde

Permission de ce forum:Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
TÜRKIYE :: Art et Culture / sanat ve Kültür :: TÜRKIYE CUMHURIYETI ☾☆-
Sauter vers: