TÜRKIYE

Actualité en Turquie
 
AccueilCalendrierGalerieFAQRechercherS'enregistrerMembresGroupesConnexion

Partagez | 
 

 Siirt 56

Aller en bas 
AuteurMessage
YELIZ
Admin
avatar

Nombre de messages : 269
Date d'inscription : 07/03/2007

MessageSujet: Siirt 56   Ven 15 Juin - 8:44


Siirt Tarihi

Siirt’in bulunduğu bölge, Anadolu’da ilk siyâsî birliği kuran Hititlerin sınırları dışında kaldı. Bilâhare kısa bir müddet, Hititlerin eline geçti. M.Ö. 2000 senelerinde Sâmiler, Bâbil ve Asur imparatorlukları, bu topraklara hâkim oldular. Kısa bir müddet Hurri Mitanni Krallığının hâkimiyetinde kalan daha sonra Urartu Krallığına geçen bu topraklara, bir süre sonra yeniden Asurlular hâkim oldu. M.Ö. 7. asırda Medlerin, M.Ö. 6. asırda Perslerin hâkimiyeti altında kaldı. M.Ö. 4. asırda Makedonya Kralı İskender Persleri yenerek, Anadolu ve İran’ı Makedonya Devletine kattı. Makedonya Kralı İskender’in ölümüyle imparatorluk, İskender’in komutanları arasında taksim edilince, bu topraklar Selevkoslar Devletinin payına düştü.

Perslerin devamı olan Partlar, bu toprakları Selevkoslardan aldı. Partlara bağlı ve İran asıllı Ermeni isimli derebeyleri zaman zaman hâkimiyetlerini bu bölgeye kadar uzattılar.

M.S. 1 ve 2. asırda, Roma İmparatorluğu ile Partlar arasında, bu bölge için çatışmalar oldu ve Partlar bu bölge üzerindeki hâkimiyetlerini devam ettirdiler. M.S. 3. asırda Sâsâniler bölgeye hâkim oldular. M.S. 395 senesinde Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, Anadolu-Doğu Roma (Bizans)nın payına düştü. Bizans, bu bölgeyi almak için Sâsânilerle harp ettiyse de, bölge Sâsânîlerin elinde kaldı. Yedinci asırda, hazret-i Ömer (radıyallahü anh) devrinde İslâm Orduları, İran’ı fethederek, İran (Sâsânî) İmparatorluğunu ortadan kaldırınca bu bölge İslâm Devletinin El-Cezire Eyâletine bağlandı. Daha sonra Siirt, Emevîler ve onların yerine, 750 senesinde geçen Abbâsîlerin hâkimiyetinde yaşadı. Abbâsî Devletinin zayıfladığı zaman Diyarbekir’de kurulan Âmidler bu bölgeye hâkim oldu. Abbâsîlere ismen tâbi olarak saltanat sürdüler.

M.S. 10 ve 11. asırlarda, Bizans orduları bu bölgeyi tekrar ele geçirmek için Müslümanlara taarruz ettiler. Müslümanlar arasındaki iç savaşı Bizanslılar fırsat bildiler. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra Siirt’i ellerinde bulunduran Âmid’deki Müslüman beyler, Selçuklulara tâbi oldu ve daha sonra, tamâmen Selçuklu Devletine katıldılar. Bu bölge Anadolu Selçuklularından çok, Büyük Selçuklu Devletinin ve ona bağlı Türk Atabeglerinin hâkîmiyetinde kaldı. Selçuklulara bağlı Artuklu Beyliği zamânında, bölgeye yerleştirilen Türkmen Aşiretleri, bölgenin Türkleşmesinde mühim rol oynadı.

Selçuklu Devletinin zayıflaması ve yıkılması ile bu bölge Moğollar ve onların yerini alan Türkleşmiş Moğollar (İlhanlılar)ın hâkimiyetine geçti.

1344’te İlhanlı Hakanlığı dağılınca, bölge, Türkleşmiş Moğol olan Celâyirlilerin hâkimiyeti altına girdi. Daha sonra birbirini tâkip eden Tîmûr, Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safevîler olmak üzere dört Türk devletinin eline geçti. Yavuz Sultan Selim Han, 1514 Çaldıran Zaferinden sonra, Siirt’i Osmanlı Devletine kattı.

Osmanlı Devletinde Siirt, Diyâr-ı Bekr Beylerbeyliğinin (Eyâletinin) 24 sancağından (vilâyetinden) birine merkez oldu. Tanzimattan sonra, Bitlis vilâyetine bağlandı. Onun 4 sancağından biri oldu.
Cumhûriyet Devrinde, sancaklara (mutasarrıflıklara) vilâyet (il) denince, Siirt il oldu. Cumhûriyet devrinde, demiryolu ve petrol Siirt’in kalkınmasında önemli rol oynadı.

Coğrafi Bilgiler

Siirt il topraklarının % 77’si dağlardan ve % 23’ü platolardan meydana gelir. Ovalar, batı ve güneybatıda yer alır. En yüksek ve sarp yerler ise doğu ve kuzeydedir.

Dağlar, ovalar ve akarsuları: İlin kuzey ve doğu kısmını kaplayan dağlar, Güneydoğu Toroslarıdır. Bunlar Muş Güneyi Dağları ve Siirt Doğusu Dağları olarak ifâde edilir.

Başlıca dağları şunlardır: Yalnızca Dağı (Nar Tepe 2838 m), Şeyh Ömer Dağı (1409 m), Yassı Dağ (2280 m), Meydan Süleyman Tepe (2444 m), Doğruyol Dağı (2741 m), Kapılı Dağı (2631 m), Kuran Dağı (2350 m).
Siirt ilinde, plato ve yaylalar geniş bir yer kaplar. Akarsular boyunca uzanan vâdiler genişleyip, ova hâlini almıştır. BotanÇayı, Van’dan Siirt’e girer. Doğudan batıya akar. Siirt şehrinden geçerken güneye yönelir ve Dicle Nehrine katılır. Garzan ve Kızılsu Çayları ileBehrancı Deresi Dicle’nin küçük kollarıdır. Siirt ilinde önemli göller yoktur.

İklim ve Bitki Örtüsü

İklim: Siirt ilinde kara iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. İlin kuzey ve doğusu kışın daha soğuk ve yazın daha serin olur. Senelik yağış ortalaması 757 mm’dir.
Bitki Örtüsü: Orman varlığı yönünden Siirt, memleketimizin en fakir illerinden biridir. Dağlık kısımların bâzı bölümlerinde, cılız çalı ve meşe topluluklarına rastlanır. İlin tabiî bitki örtüsü genelde bozkır bitkilerinden meydana gelir.

Ilçeler

AYDINLAR

AYDINLAR(Tillo): Tillo'nun manası Süryanicede "Yüksek Ruhlar" dır. 1514'te Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran seferinde Osmanlı egemenliğine girmiştir. Tillo Nahiyesi, ilçe olduktan sonra Aydınlar adını almıştır. İlçenin kültür yönüyle zengin bir tarihi vardır. İlçe türbe ve ziyaret yerlerinin çok oluşu nedeniyle yöre halkının ve diğer bölgelerden gelen ziyaretçilerin akınına uğramaktadır. Yörede Yaşamış ve İlçe'de türbesi bulunan bazı alim ve evliyalar : İsmail Fakirullah Hz.,İbrahim Hakkı Hz., Şeyh Hamza El Kebir Hz., Şeyh Mücahit Hz., Gavsul Memduh Hz., Zemzemul Hassa Hz.(Kadın Evliya). İlçe, tarihi seyri içinde özellikle Osmanlı Döneminde önemli kültür ve eğitim merkezi olma vasfını korumuştur. Medreselerinde dini ilimlerin, zamanın ilerisinde bir seviyede verilen fen ilimleri (astronomi, matematik,fizik,kimya,biyoloji ve tıp) ile beraber günümüzün bilim adamlarını ve görenleri hayret içinde bırakacak nitelikte verildiği bir ilim merkezi olmuştur.

ERUH

Eruh'un kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, M.Ö.1000 Yıllarından itibaren Urartu, daha sonra Med, Pers, Selçuk ve Osmanlı İmparatorluklar hakimiyetinde kalmıştır. Siirt İl'inin en eski ilçelerinden biri olduğu; Hicri 1288, Milade 1872 tarihli Diyarbekir Salnamesi'nde (Yıllıkta) Siirt Sancağına bağlı sayılmasından belli olmaktadır.Kent ve kırsal kesimde yaşayan halk dini inançlarına bağlıdır. Düğünler dışında eğlence hayatı yok gibidir. Aileler kalabalıktır. Pederşahi aile yapısı içinde çocuklar evlenseler bile, ailenin ve onun sosyal, kültürel ve ekonomik çevresinin içinde kalırlar. Evler, mahalli malzemeden, genellikle toprak damlı olarak yapılmıştır. İlçe merkezinde kısmen betonarme binalar yapılmaya başlanmıştır. İlçenin tüm köylerinde elektrik ve telefon bulunmaktadır

KURTALAN

Şerefhan Beyliği toprakları içerisinde bulunan Kurtalan İlçesi 1500 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ulaşım probleminin olmaması, demiryolunun ilçeye kadar uzanması, Kurtalan'ın Siirt'in en büyük ve en gelişmiş ilçesi olması için uygun zemin hazırlamıştır. Halen Siirt'in en büyük sanayi tesisi olan çimento fabrikası Kurtalan'da kuruludur. İlçe çapındaki küçük sanayi ihtiyaca kısmen cevap verebilmektedir. İlçe mülki sınırları içerisinde yolu olmayan ve ulaşılamayan yerleşim birimi yoktur. İlçede sosyal yaşam, iş mevsiminin bittiği sonbahar mevsiminde düğünlerin de başlamasıyla canlılık kazanmaktadır. Eğlence ve spor faaliyetlerine halkın katılımı her geçen gün artmaktadır

PERVARİ

M.Ö.550'lerde Persler, daha sonra da Makedonyalılar tarafından işgal edilen yöre. M.Ö.306 yılında Selokid Krallığı sınırları içinde kaldı. M.Ö. 129 Yılında Partların eline geçen Pervari, M.S.77 Yılında Roma İmparatorluğuna katıldı. 1243 Yılında Moğollar tarafından işgal edildiyse de 1514'te Osmanlı topraklarına katıldı. İlçede sosyal yaşam canlılık göstermemektedir. Bunda daha çok ilçede sosyal etkinlik sağlayacak mekanların olmayışı etkili olmaktadır. Pervari'de ekonomik yaşam geçmişten beri ziraat ve hayvancılığa dayalıdır. Pervari'de arıcılık yaygındır.Bal üretimi yerli karakovan peteklerde yapılmaktadır. Kış şartlarının uzun ve ağır olması nedeniyle arıları iklimin daha uygun olduğu illere taşımak kışın sorun olduğundan, fenni kovan ve peteklere fazla rağbet edilmemektedir. Pervari Balı Türkiye genelinde ünlü, aranan bir baldır. Bıttım ağacının genel merkezlerinden biri olan Pervari'de çok sayıda bıtım (yabani fıstık) ağacı da bulunmaktadır.

ŞİRVAN
M.S.77 Yılında Roma etkinliğine giren Şirvan, 395'ten sonra Bizans, 572 Yılında Sasani Devletinin hakimiyeti altında kalmıştır. 700'lerde Arapların eline geçen Şirvan, 1100 yılında Artuklu, 1243'te Moğol egemenliğine girdikten sonra 1514 Yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. İlçe halkının geçiminde hakim unsur hayvancılıktır. Bunun yanında ceviz, fıstık, nar ve çeltik zirai üretimin başta gelen ürünleridir. Özellikle Zivzik Narı, lezzetiyle ün yapmıştır. Ekonomik hayat 1965 yılından beri devamlı bir gelişme içerisindedir. İl merkezinde bulunan tuz ocakları da ilçe için önemli bir gelir kaynağını oluşturmaktadır. Maden Köy'ünde bulunan bakır madenleri işletilmeye hazır beklemektedir. Madenin görünür rezervi 27 milyon tondur. Son yıllarda ilçenin geçim kaynakları arasına seracılık ve alabalık yetiştiriciliği de eklenmiştir

Siirt'de Nüfus ve Sosyal Hayat

Nüfus: 1990 sayımına göre toplam nüfus 243.435 olup, 110.139’u ilçe merkezinde, 133.296’sı köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 5406 km2 olup, nüfus yoğunluğu 45’tir.

Örf ve âdetleri: Siirt bölgesinde, târih boyunca çeşitli milletler ve kültürler gelip geçmiştir. 1071 Malazgirt Zaferinden sonra buraya hâkim olan Artuklular, göçebe Türkleri yerleştirerek bu bölgeyi Türkleştirmişlerdir. Diğer kültür ve milletlerin izleri kaybolmuş ve bölge Türk-İslâm kültürüyle yoğrulmuştur. Türk aşiretlerinin örf, âdet ve gelenekleri birçok yerde hâlen devam etmektedir.

Halk oyunları: Başlıca mahallî oyunlar Temirağa, Kartal Oyunu, Kara Kıştani, Govent, Girani, Botani, Mirani, Roşkani, Cacani ve Soro oyunlarıdır. Ayak tipi oyunlar hâkimdir.

Mahallî kıyâfet: Kadın giyiminde gençlerde peçe, yaşlılarda çarşaf, parlak renkli ipekli entariler, dağ köylerinde beyaz renkli elbiseler giyilir. Entariler yandan yırtmaçlı olup, önü bele tutturulup, önlük veya peştamel gibi kullanılır. Bâzı yerlerde beli ince, eteği bol büzgülü fistan, bunun üzerine pul işlemeli yelek ve bol şalvar giyilir. Ayaklara renkli yün çorap, çarık, iskarpin ve lastik ayakkabı giyilir.

Mahallî erkek giyimi “şal-şepik”tir: Tiftikten dokunan bol pantolon, kol ağızları yırtmaçlı yakasız cekettir.

Siirt’in şalı, battaniyesi, keçesi ve yün çorapları meşhurdur.

Mahallî yemekleri: Siirt köftesi, büryan, varak kek, aside, imcerket perde pilavı, ayranlı yarma, rayoşu meketip ve humbardır.

Eğitim: Okur-yazar nisbeti % 50’nin altında olup, okur-yazar oranı en düşük illler arasındadır. 347 ilkokul, 26 ortaokul ve 13 lise ve meslekî lise vardır. Diyarbakır Dicle Üniversitesine bağlı 2 yıllık Eğitim Enstitüsü açılmıştır.
El sanatlarından dokumacılık gelişmiştir. Dokumanın ham maddesi yün ve tiftiktir. Yün daha çok çorap örmede, keçe yapımında, tiftik ise battaniye, şal ve heybe dokumacılığında kullanılır. Tiftiğin iplik hâline getirilmesi kadınlarca, dokunması da erkeklerce yapılır. Battaniyelerde tabiî renkli tiftik kullanılmaktadır. Kök boyalarla boyanan iplerle yöreye has motiflerle dokunan Jirkan kilimi çok meşhurdur.
Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur http://www.ermenisorunu.gen.tr
YELIZ
Admin
avatar

Nombre de messages : 269
Date d'inscription : 07/03/2007

MessageSujet: Re: Siirt 56   Ven 15 Juin - 8:47

Siirt Turistik Bilgiler

Siirt’in tabiî güzellikleri, mağaraları, şifalı kaplıcaları ve târihi eserleri boldur. Başlıca târihi eserleri şunlardır:

Ulu Câmi: Türkiye’nin en eski câmilerinden birisidir. Yapılış târihi bilinmemektedir. 1129’da Selçuklu Muğiseddin Mahmûd 1260’ta Atabeg el-Mücahid İshak tarafından tâmir ettirilmiştir. En son 1969’da tâmir gören câmi tek minârelidir. Cevizden yapılmış ve bir sanat şâheseri olan minberi Ankara Etnoğrafya Müzesindedir.

Çarşı (Asakir) Câmii: Artukoğullarından Melik SalihNasireddîn tarafından yaptırılmıştır.

Cumhûriyet Câmii: Yapım târihi kesin olarak bilinmeyen câmi 1928’de tâmir edilmiştir. Eski ismi Hıdır-il-Ahdar’dı. Tâmirden sonraCumhûriyet Câmii ismini aldı. Rivâyete göre Îsâ aleyhisselâmın havârilerinden Yehova’nın kabri bu câminin yanındadır.

Veysel Karânî Makamı: Bu türbe, Tâbiinden Veysel Karânî hazretlerinin 6 yerde bulunan makamlarından biridir. Anadolu’ya hiç gelmemiştir.

İsmâil Fakirullah Türbesi: Aydınlar (Tillo) ilçesindedir. 1764’te yaptırılmıştır. Mârifetnâme isimli eserin sâhibi, büyük âlim Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri, türbeyi üstâdı adına yaptırmıştır. Kendi türbeleri de hocasının yakınındadır. Her sene 21 Mart ve 23 Eylül günleri güneş ışınları 40x40 cm’lik bir pencereden girip türbe kulesinde bulunan bir prizmadan geçerek sandukanın baş tarafını aydınlatır.

Erzen Şehri Harâbeleri: Kurtalan yakınlarındadır. Eski devirlere âit bir şehrin kalıntıları vardır.

Botan Mağara Şehri: Botan Çayı ve barajının karşı yakasında yüksekçe bir yerde küçük bir mağara şehridir.

Kavvam Hamamı: Selçuklu vezirlerinden Sarmakoğlu Kavvam tarafından 1095 senesinde yaptırılmıştır. Taş oymacılığı çok güzeldir.

Derzin Kalesi: Baykan ilçe merkezinin 8 km doğusunda Derzin küyü yakınında, sarp bir tepenin üzerindedir. Gözetleme kuleleri bugün bile eski durumundan bir şey kaybetmemiştir. Şahkuli Bey Kalesi olarak da bilinir. Osmanlılar devrinde Şahkulu adlı âsînin bu kaleye sığındığından bu isimle tanındığı rivâyet edilmektedir.

Kormaz Kalesi: Şirvan ilçesinin Kerimes köyündedir. Bizans dönemine âit olduğu tahmin edilmektedir. Kale daha ziyâde şato tipindedir.

İrun Kalesi: Şirvan ilçesinin 40 km kuzeyinde kapalı ve sarp dağların zirvesindedir. Bulunduğu dağın eteğinden geçen nehirle ve bir yeraltı tüneliyle irtibatı vardır.

Kiver Kalesi: Eruh ilçesinin güneyinde Kiver Dağı yamacındadır. Günümüze bâzı kalıntıları ulaşabilmiştir.

Mesire yerleri: Siirt ili, tabiî güzellikler açısından Güneydoğu Anadolu’nun en zengin ilidir. Fakat, mesire yeri olmaya elverişli yerlerle, mağaralar, ulaşım güçlüğü ve tesis olmaması yüzünden yeterince değerlendirilememektedir. Mesire yeri olarak, daha çok dere kıyılarındaki ağaçlı yeşil alanlar kullanılır. İl topraklarında çok sayıda mağara vardır. Toprağın kalkerli olması mağaraların teşekkülüne sebep olmuştur. Mağaraların çoğunda binlerce sene önce insan yaşadığı anlaşılmıştır.

İçmeler ve kaplıcaları: Siirt topraklarında çok sayıda kaplıca içme vardır. Bunların bir bölümünde, konaklama tesisi olmadığından ve ulaşım güçlüğü yüzünden yeteri kadar faydalanılamamaktadır. Başlıca kaplıcaları şunlardır:

Sağlarca (Billoris) Kaplıcası: Siirt’e 17 km mesâfede Botan Çayı kenarında Sağlarca köyündedir. Tesisleri mevcut olan kaplıca suyu banyo olarak, romatizma, nefrit, çocuk felci, deri hastalıkları, kronik iltihaplı üst teneffüs yolları hastalıklarına tavsiye edilir.
Lif Kaplıcası: Kışlacık köyü yakınındadır. Suyu Sağlarca Kaplıcasına benzer ve aynı şifâ özelliklerine sâhiptir. Yeterli konaklama tesisi yoktur.
Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur http://www.ermenisorunu.gen.tr
 
Siirt 56
Revenir en haut 
Page 1 sur 1

Permission de ce forum:Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
TÜRKIYE :: Art et Culture / sanat ve Kültür :: TÜRKIYE CUMHURIYETI ☾☆-
Sauter vers: